15 Temmuz Tahribatını Milletin Öz Değerleriyle Onarmak

15 Temmuz Tahribatını Milletin Öz Değerleriyle Onarmak Cumhuriyet tarihinin en kirli ve bir o kadar karmaşık darbe girişiminin üzerinden tam bir yıl geçti. 15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan bu hain girişimi, darbeden ziyade ucu dışarıda bir işgal girişimi olarak nitelendirmek mümkündür. Darbe sonrası görevlendirme listelerinden tutunuz da, ele geçirilecek kurumlara kadar her şeyin en ince[…]

Çarpıtılan Güneydoğu Sonuçları ve Süleyman Soylu Faktörü

Uzun zamandır çeşitli sebeplerle güncel yazı yazmadığım için yazıyı uzun tutma hakkımı kullanayım. Referandum sürecinde ucu görünen köye dostane kılavuz olmanın motive bozucu olacağını hesap etmiş, yazmak yerine, tarafı olduğumuz bir seçimin selameti için foto ve yemek sofralarından uzak bir şekilde saha ve medya çalışmasını tercih etmiştik. Bunu ne için yaptığımızı yakın dostlarımız çok iyi[…]

Teröre Karşı Milli Seferberlik Ama Kimlerle ve Nasıl? -1

“Hayır bildiklerimizden şer, şer bildiklerimizden de hayır çıkabilir” der büyüklerimiz. Bu inanışın kaynağı Kur’an-ı Kerim’in Bakara süresi 216.ayetidir. “Savaş, hoşunuza gitmediği hâlde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” Mukadderatımızı derinden[…]

Darbe, Karşı Darbe, Beklenen Darbe – 9

Küresel Şeytani Aklın AK Parti Üzerinden Yürüttüğü Hakimiyet Mücadelesi Ön not: Bu yazılar bir yazı serisinin devamı niteliğinde yerli ve milli düşünceye sahip yazılardır. Özellikle gammazlama ruhuna sahip ve anlama kapasitesi düşük bazı yerel dinamiklerin bir bütünlük içerisindeki yazı serisi yerine kendi görüşlerini destekleyecek şekilde ferdi cımbızlamalarla örnekler sunduklarına tam 3 yıl sonra düştükleri duruma[…]

Darbe, Karşı Darbe, Beklenen Darbe – 7

Derinlerde Geçen İt Dalaşı Önceki yazımızda 150 yıldan bu yana İslam coğrafyası başta olmak üzere dünyayı egemenliği altına alan küresel şeytani aklın toplum psikolojisini dengelemek adına ülke siyasetine yerel dinamiklerle ayar çektiğinden ve geçmişi yüzyıllara dayanan bir devlet geleneğinin ürünü olan Türk devlet aklını sıfırlamak adına genleriyle oynadıkları gerçeğinden bahsetmiştik. İkinci bir gerçek ise, yerel[…]

Darbe, Karşı Darbe, Beklenen Darbe – 6

Küresel Şeytani Akılla Cedelleşen Toplumsal Hafıza mı Devlet Aklı mı? 150 yıldan bu yana İslam coğrafyası başta olmak üzere dünyayı egemenliği altına alan bu küresel yapının zaman zaman toplum psikolojisini dengelemek adına ülke siyasetine yerel dinamiklerle ayar çektiği bir gerçek. Bu süre içerisinde, geçmişi yüzyıllara dayanan bir devlet geleneğinin ürünü olan Türk devlet aklını sıfırlamak[…]

Darbe, Karşı Darbe, Beklenen Darbe – 5

Ordu ve İstihbarat Ne Kadar Yerli ve Milli? Yazı dizisinin arasına iki soru sıkıştırıp söze devam etmek niyetindeyim. 14 yıllık Ak Parti iktidarına rağmen, ordumuz ne kadar yerli ve millileşebildi? 14 yıllık Ak Parti iktidarına rağmen İstihbaratımız ne kadar yerli ve millileşebildi? Çiçek böcek edebiyatı isteyenler, acı gerçekler yerine göğüsleri kabartacak anlatımlardan hoşlananları bilemem ama[…]

Serok Erdoğan ve Hükümetin Diyarbekir Çıkarması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın beraber katıldığı ilk yurt içi ziyaret olan Diyarbekır ziyaretini izlemek ve bölgede faaliyetlerini yürüten düşünce kuruluşu USTAD adına A Haber canlı yayınında yorumlamak üzere gün boyu Diyarbekir’deydim. İlk olarak Antpark’ta Diyarbekirlilere hitap eden Erdoğan ve beraberindeki heyet, daha sonra şehrin etkin STK’ları ve kanaat önderleriyle bir araya[…]

AK Parti Beyannamesindeki Artılar ve Devam Eden Önemli Bir Eksik

Merakla beklenen  AK Parti seçim beyannamesi Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından görkemli bir törenle kamuoyuna açıklandı. Genel hatlarıyla ilgi gören ve heyecan uyandıran bir beyanname olduğu söylenebilir. Özellikle benim de eleştirisine katıldığım “parti dilini geçmişte yapılan icraatları tekrar etmekten kurtaramamak ve yerinde çakılı kalmak” meselesi, dün açıklanan beyannamede geleceğe yönelik yeni ve uygulanabilir vaatlerle ortadan kalktı[…]

Hasan Cemal’in Erdoğan Takıntısı Yine Hortladı

Son 50 yazının neredeyse yarısından fazlasını Erdoğan başlığı ile süsleyen, kalan yarısında da öyle veya böyle Erdoğan’dan bahsederek ömrünü geçiren Hasan Cemal son yazısıyla zirve yapmaya çalışmış adeta.. Bir aralar, Cemal’in bu tutumuna dayanamamış, “Erdoğanofobi Üzerinden İslamla Cedelleşme” başlıklı bir yazı yazmış, “Sen kim, İslam’ın çözüm sunamayacağını söylemek kim? Fikrini zikrini vatandaşa dolaylı zerkedeceğine ve Erdoğanofobi[…]