Savaş Oyunları ve 2. Darbe İhtimali

Türkiye üzerinde tarihinin en kirli planı sahneye konmuş durumda.

Cuma günü başlayan ve halkın Recep Tayyip Erdoğan sevgisi üzerinden gösterdiği dirençle başladığı gibi biten alçakça bir darbe girişimi yaşadık.

Tam 4 gündür vatanını seven her fert meydanlara akın etti. Sahte olmayan her demokrat, tavrını gerek sosyal medya üzerinden, gerekse meydanları inletmek suretiyle gösterdi.

Bu darbe girişimine dair ilk yazımı Erdoğan’ın görüntülü talimatı gelmeden tavrını ortaya koyup meydanlara dökülen kahramanlar ile ortalık durulunca ortaya çıkıp ön saflarda yer alan sinsi eyyamcılara ayırmak niyetindeydim.

Fakat durum vahim ve giderek daha tehlikeli bir hal alıyor. Hainlikten öte düşmanca yapılmış bir darbe girişiminin ilk gününde çiçek böcek edebiyatı yapmak yerinde geliyorum diyen daha tehlikeli durumdan bahsetmeyi düşündüm ama açıkçası ilk günden yaptığım okumanın moral motivasyonu bozmaması için vazgeçmiştim.

Söz konusu, bu ülkenin son 14 yıldır Erdoğan’la özüne dönüş noktasında kat ettiği mesafe ise, ne eyyamcılar gibi parti genel merkez işareti, ne de Erdoğan’ın meydanlara dökülün tavrını beklemek gibi bir lüksümüz olamaz.

Demek ki bu sahte demokrat tiplemeleri, farz edelim Erdoğan tutuklu olsa ve herhangi bir mesajı millete ulaşmasa, bu bizim kaderimizdir deyip kendi haline bırakalım diyeceklerdi?

Bu yüzden hem sosyal medyadan hem meydanlardan darbe girişimine net duruş sergileyenleri ayrı ayrı tebrik ediyorum ama yine de adım adım geliyorum diyen başka bir darbe tehlikesinden kısaca bahsedeyim.

Evet, Cuma günü alçakça ve bir düşman saldırısı gibi tezgâhlanan darbe girişimi halkın kahramanca direnişi ile bastırıldı..

Cuma günü yapılan girişim, haşhaşi hainlerin girişimidir ve bütün eylemlerinden anlaşılan şu ki, profesyonelce değil, nefret ve intikam hırsıyla yapılmış bir harakiridir.

Yani Hasan Sabbah’ın Alamut kalesinden atlayın emriyle uçurumdan kendisini atan haşhaşi grubunun gösterdiği davranışın birebir aynısı.

Ama geliyorum diyen asıl darbe bu olmayabilir.

Bu darbe girişimi ordu içindeki paralel çatısı altındaki bir grubun diğer bir grubu tasfiyesine ve 27 Mayıs ve 28 Şubat gibi darbelerle tescilli olan bir akımın zaman içinde kaybettiği itibarı yeniden kazanmasına yönelik bir savaş oyunu ve esas darbenin habercisi bile olabilir.

Yani 90 yıllık tescilli hainlerin son 30 yılda araya giren haşhaşileri tasfiye edip yola devamı gibi bir şeyde çıkabilir karşımıza.

Bu ilk darbe girişimi, her denileni sorgusuz yerine getirme refleksi olan haşhaşileri mutlak iktidara taşımaya yönelik değil, tam tersine ordu içerisindeki farklı kanallardan beslenen diğer bir paralel grubun yine ordu içinde çift başlılığı yok etmesi ve esas darbeyi gerçekleştirmesi üzerine kurulu bir savaş oyunu olma ihtimali bile var.

İşte haşhaşi darbe girişiminin ilk gününden bu yana esas darbenin ayak sesleri geliyor diye çırpınmamızın sebebi de budur.

İşi aslın, her iki ekolun de babası AB(D), üst aklı ise küresel şeytani aklın ta kendisi ve Erdoğan’ı yok etmeye ve ülkenin son 14 yıllık kazanımlarını kaybettirmeye yönelik herhangi birinin başaracağı her girişim üst aklı memnun edecektir.

Dikkat ederseniz başarısız geçen darbe girişiminin ilk gecesi sadece bir albayı işaret edip daha üste çıkartmamak niyetindeydiler.

Biz bunun bir hedef saptırmaca olduğunu açıkça dile getirmiştik ki ilerleyen saatlerde operasyonla kurtarılan ikinci başkanın gözaltına alınmasıyla vaziyet biraz daha netleşmiş oldu.

En başından bu yana attığımız twitlerde halkın özgüven patlaması içine girmemesi gerektiğini, her iki tarafın hedefi olan Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan’dan talimat gelmedikçe sokakları ve meydanları asla boşaltmaması gerektiğini, oluşacak en ufak bir hareketliliğe karşı tedbirli ve hazır vaziyette durmasını istemememizin ana nedeni budur.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası ardından beklenen olası darbeye karşı uyarlarımız yapmaya devam etmeliyiz.

Ülkeyi ve (hiçbir zaman kendisinden hazzetmedikleri) Erdoğan’ı kurtarmış, korumuş ve ülkeyi uçurumdan kurtarmış görüntüsüyle kuzu postuna girerek halk ve iktidar nezdinde güven kazanan kriptoların davranışlarını dikkatle izlemeye devam etmeliyiz.

Ve şunları dikkatle izlemeliyiz. Bu saatten sonra:

  • Doğuda PKK, batıda gezi eylemleri kısık ateşte devreye sokulacak mı?
  • Uyuyan birtakım hücreler uyandırılacak mı?
  • Çatışma ve kaos ortamı bir yerlerden sürekli besleniyor mu?
  • Darbe olacağı haklı endişesi ile meydanlardan evine dönmeyen grupların arasına provokatörler sokulduğuna dair örnekler çoğalıyor mu?
  • Kitlelere tahrik edici yanlışlar yapmaları sağlanıyor mu?
  • Solcuların tahrike sebep olan bir takım anma etkinliklerinde artış mı oldu?
  • Alevilere yönelik eylemler oluyor ve bunun karşılığı geliyor mu?
  • Özellikle artçı ve esas darbe planı için büyük illerde Kürt Türk Sokak çatışmaları yoğunlaştırılıyor mu?
  • Bütün bunlarla istikrarsızlık ortamı elde ederek iç savaşa gidiyoruz söylemin gündemin ana konusu oldu mu?
  • Emniyetin aciz kalacağı eylemlerde artış mı var?
  • Emniyetin hata yapmasına yol açan durumlar tekrarlanıyor mu?

Tüm bunlar kademe kademe olmaya başladıysa biliniz ki 15 Temmuz haşhaşi darbe girişimine karşı post değiştirip orduda kalmaya devam eden veya duruşları ve kurtarıcı misyonları sayesinde eski postuna güven sağlayanların asayişi sağlama adına devreye girerek bildiğimiz gece yarısı darbesi ile değil, bizzat bu güvenin verdiği siyasi iktidar izni ile bunu güpegündüz yapmaya çalışabilirler.

Bu yüzden dikkat dikkat.!

Bu arada bir not daha.

Hem 17 Aralık hem de en az 3 ay hazırlık devresi isteyen böylesi bir darbe girişiminden anlıyoruz ki, ne İstihbaratımız, ne de ordumuz tam olarak milli ve yerli olamamıştır.

Nitekim toplumsal hafızası güçlü ve Anadolu ruhuna sahip Erdoğan’ın Ordu ve İstihbaratı son dönemde milli ve yerli yapma yönündeki umut dolu uğraşıları İslami bir örtüye bürünmüş CIA bağlantılı paralel derin damar kitlesinin hıyanetine takılmıştır ki, bu hıyanet kendini 17 Aralık operasyonunda deşifre etmiştir.

Gelecek yazıda kritik kurumlar nasıl yerli ve milli hale getirilir konusuyla devam edeceğiz.

Sağlıcakla kalın

@akgulahmet

206129